Okmeydanı nişan taşları

Vaktiyle Okmeydanı’na dikilen nişan taşlarından çok azı günümüze kadar gelebilmiştir. (Resim kaynağı: Caner Cangül)

Okmeydanı olarak bilinen yer Fatih Sultan Mehmed Han‘ın vakfı idi. Burada ok atışları yapılır, kıyasıya yarışılırdı. Bunun yanısıra, Kanuni döneminde İstanbul’a gelen Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu elçisi Busbek, gençlerin burada kanat kullanarak uçtuklarından bahseder.

Okmeydanı, İttihat ve Terakki döneminde (1908-1918) yağmalanmaya başlandı. Evkaf (Vakıflar) İdaresi başta olmak üzere, yetkili kurumlar el altından araziyi parsel parsel satıyordu. İlki 1922 yılında, diğeri 1940’lı yıllarda iki defa hamiyet sahiblerinin ayaklanmasıyla durdurulmuştu. Bunları organize eden de ünlü sanatkar Hezarfen Necmeddin Okyay idi. Evkaf İdaresi ve Şûrayı Devlet’e aldırdığı kararlarla iki defa mâni olmuştu.

1960’lı yılların başında Vakıflardaki yanlışlık yeniden hortlar, her yer gecekonduyla dolar. Üzücü olan, dünyada bir benzeri olmayan, okçuluk yarışlarında dikilen nişan taşlarının parçalanıp inşaatlarda kullanılmasıdır. Günümüzde, yağmadan her nasılsa korunabilmiş çok az sayıda örnek kalmıştır. İşte III. Mustafa devri meşhur kemankeşlerinden Hacı Beşir Ağa’nın 1177 (1764) tarihinde 944,5 gezlik (623.37 cm.) ok atışıyla ulaştığı menzile dikilen taş, aynı zamanda namazgah taşıdır.

Aşağıdaki resim, yıllar içinde bu nadide taşın başına gelenleri gösteren küçük bir örnektir. İlki 1930, diğeri 2015 yılında çekilmiş fotoğrafları, yarın ne olur bilinmez. Zira bu durum açığa çıktığında yetkili veya yetkisiz tarih ve Osmanlı hayranlarından bir ses çıktığını duymadık.

1930 yılında taşın bulunduğu mevki henüz yağmaya uğramamış. 2015 yılında Piyalepaşa Mah. Dörtyol mevkiinde, bir mobilya atölyesinin girişinde bulunur.

Sevebilirsin...