Oğlanlar

Bazı deyim ve kelimelerin tarih içinde kazandıkları anlamlar birbirlerine zıt olabiliyor. Mesela Osmanlıdaki Kapı oğlanları, iç oğlanları gibi ünvanlara bakarak sarayda gayri ahlaki kurumlar olduğu yazılıp çizilmiştir.

Oğlan kelimesi Göktürklerde hiç evlenmemiş, bakire genç kız manasına da gelmekteydi. Bu mana Selçuklu yıllarına kadar kullanılmış.

Osmanlının ilk devirlerinden Erzurumlu Mustafa Darir tarafından telif edilen Mevlid-i Şerif’te de Muhammed Aleyhisselam’ın annesinin evliliği anlatılırken hiç evlenmemiş kız anlamında kullanılmıştır.

İran’da Farsça kaleme alınan Kabusname’de, şehzadelere yapılan nasihatlerde bakire kızlarla evlenmek tavsiye ediliyordu.

Kitabın 15.yy’da Mercimek Ahmet tarafından yapılan Türkçe tercümesinde bakire kız karşılığında oğlan kelimesi kullanılmıştı.

Sonraları mana değişmeye başlamış. Hemen sonraki dönemde sadece genç erkekler için kullanılmış. Kapı oğlanı ve iç oğlanı deyimi, istihdam edilen belli yaş grupları için kullanılmış. Bugün ise küçük erkek çocuklar için kullanılmaktadır, argo da ise pastorize edilmiş erkek…

Orhan Şaik Gökyay, Kabusname adlı eseri 1940’larda elden geçirip yeniden yayınlar. Ancak tarihi bir hata yapar. Oğlan kelimesinin geçirdiği anlam farklılıklarından hiç bahsetmeyince yanlış anlaşılmalara sebep olur. Aynı hatayı Tercüman Gazetesi de yapar.

Ahmet Sarbay, Geçmişe Mazi Derler – 2003

Sevebilirsin...