Sfenks’in burnunu kim kırdı?..

İnsanoğlu iki surat ifadesine anlam verememiştir. İlki Mona Lisa diğeri Sfenks‘tir.

Leonardo da Vinci, Mona Lisa’yı çizerken kime baktıysa ve neler düşündüyse ortaya öyle bir eser koyar ki insanların kafaları allak bullak olur. Yüzyıllardır şu soruların cevabını arar dururlar; “kadın mutlu mu yoksa zorla mı gülüyor veya alay mı ediyor?..”

Leonardo’dan binlerce yıl önce yaşayan Mısırlı bir ustanın yonttuğu Sfenks’e baktığınızda da aynı duygulara kapılırsınız. Donukluğun altında yatan duygu neydi diye…

Aslında yeryüzünün en eski, en ünlü ve belki de en esrarengiz heykeline bakan kişinin ilk aklına gelen, Sfenks’in yüzüne yansıyan duyguları değil burnuna ne olduğudur.

Bu soruya bilim adamları sayısız çalışma ve yayınladıkları binlerce bilimsel makaleyle cevap vermeye çalışsa da Sfenks bugün de soru sormaya devam etmektedir.

Sfenks 72 metre uzunlukta 20 metre yüksekliğindedir. Giza’da Nil’in batı kıyısında, piramitlerin yakınında yer almaktadır. Yekpare bir kireçtaşı kayadan oyulmuş bu dev heykelin günümüzden 4.500 yıl önce firavun Kefren adına inşa edildiği sanılmaktadır.

İlk bakıldığında kırık burnundan sonra göze çarpan ikinci özellik heykelin “zenci” yüz hatlarına sahip olmasıdır. Oysa ne Kefren’in ne de diğer firavunların zenci ırkıyla hiçbir ilgisi yoktu.

Sfenk’in XIX. yüzyıla ait fotoğrafı

Gerek Sfenks ile ve gerekse arkasındaki piramitlerle ilgili eldeki bilgilerin hiç biri gerçeği yansıtmamaktadır. Ele geçen her veri başka sorulara, bilinmezlere neden olmaktadır.

Mesela 1857 yılında Sfenks’in çevresindeki kumları çıplak kayaya kadar temizleyen Fransız oryantalist Auguste Mariette bulduğu bir taş levhadan bahseder. MÖ 1000 yıllarına tarihlenen bu belgeye göre Sfenks’i inşa edenler Mısırlılar değilmiş.

Bazı bilim adamları da heykelin günümüzden 6-7 bin yıl önce inşa edildiğinden emindirler.

Bu tür bilinmezlerin tek faydası, insanların Sfenks’e olan ilgisini canlı tutmaktadır. “Ne zaman inşa edildi, kimler kimin adına inşa etti, neyi anlatmak istiyordu” soruları daha uzun yıllar sorulmaya devam edecektir.

Biz dönelim Sfenks’in suratını bu hale getiren nedenlere…

Turizm versiyonu
Piramit ve civarında rehberlik yapan yerli veya yabancı rehberlere göre Sfenks’in burnunun kırılmasının bir kaç anlatımı var. İlki Türk-Mısır ordusuyla Fransız (Napolyon Bonapart) ordusunun yaptığı savaşta bir top mermisinin kazara isabet etmesi sonucu hasar görmüş. İkincisi bir Fransız imparatoru heykelin yüzünün bir kısmını Paris’te Louvre sarayını süslemek için kırmış. Üçüncü anlatıma göre Napolyon’un topçuları tarafından kasten hedef tahtası yapılarak kırılmış.

Frederic Louis Norden’in 1757 yılında çizdiği resim

Rehberler yukarıdaki olayları bazen Memlükler bazen de İngilizler üzerinden anlatıyorlar. Muhtemelen ziyaretçilerin milliyetine uygun bir rivayet şekline sokuyorlar. Oysa en yakınında yapılan 1810 savaşında bile Sfenks, top menzilinden oldukça uzaktaydı. Bu konuda Fransız ve İngilizleri aklayan belge, Danimarkalı gezgin Frederic Louis Norden‘in 1757 yılında yaptığı burunsuz Sfenks resimleridir.

Ortaçağ versiyonu
Tarihçi el Makrizi’ye göre, 1300’lü yıllarda kıpti köylüler Nil nehrinin taşma seviyesini ve buna bağlı olarak tarlalarının verimliliğinin Sfenks’e bağlayıp, ona hediyeler getirerek yanında hasat için dua ediyorlarmış. Müslüman bir derviş “Kocaman adamlarsınız, kendine bile hayrı olmayan bu taş yığınına tanrısal özellik atfetmeye utanmıyor musunuz?.. İslam’a göre putlara tapmak küfürdür!..” diye itiraz edip Sfenks’e saldırdıysa da cahil kıptiler tarafından öldüresiye dövülür. Her ne kadar Makrizi böyle iddia etse de dervişin neden yok etmeye heykelin ulaşılması en zor yeri olan burnundan başladığının bir cevabı yoktur. Nedense günümüz kıptilerinden başka bu iddiayı diline dolayana rastlanmaz.

Doğal versiyon
Araştırmacılar, burun yokluğunun en muhtemel sebebinin, heykelin binlerce yıldır maruz kaldığı rüzgarlar ve nem olduğunda ısrarcıdırlar. En gerçekçi yorum da budur. Sfenksin diğer kısımlarına bakıldığında aşınmaların orantılı ve tabii olduğu görülür.

Bu arada hemen belirtelim ki tek kayıp burun değildir. Sfenksin bir zamanlar sakalı da vardı. Parçaları İngiliz (Londra-British Museum) ve Mısır (Kahire-El Mathaf el Mısrî) Müzelerinde görülebilir. Ama hiç kimse sakalını kimlerin yolduğuna dair kafa yormuyor.

KAYNAKLAR
The Pyramids and Sphinx, Stewart Desmond, Newsweek Book Division, 1971
Book of the Sphinx, Willis Goth Regier, Lincoln University of Nebraska Press, 2004
el Hıtât, Ebû Muhammed Takıyyüddîn Ahmed el Makrizî, I-II, Beyrut-Tarihsiz
Sphinx: History of a Monument, Christiane Zivie-Coche, Cornell University Press, 2004

Sevebilirsin...