Şavaşın gidişatını değiştiren keşif

Bir şifre çözme olayının, bütün bir milletin geleceği üzerinde ne denli önemli olduğunu öğrenmek isteyenlerin tarihte yaşananları iyi tahlil etmesi gerekir.

Bir devletin kendini savunması veya düşman için güçlü bir tehdit olması büyük ölçüde istihbaratının gücüne bağlıdır. Devletler tarih boyunca istihbarat ile ayakta durabilmişlerdi; geçmişte böyleydi, gelecekte de böyle olacaktır.

İkinci Dünya Savaşında yaşanan bir şifre çözme olayı İngilizlerin; Almanların “çözülemez” diye nitelendirdikleri, Enigma adı verilen bir şifre makinasını tesadüfen ele geçirmesiyle başlamıştır.

Almanlardan ele geçirilen, şifre makinesi

Bu şifre, II. Dünya Savaşı esnasında Hitler ve üst düzey komutanlıklar arasında kullanılmıştır. Bu sayede İngilizler ve daha sonra müttefikler, Alman birliklerinin yerleri, gücü, ordu komutanlıklarının Hitler’den istekleri, sonraki harekât için önerileri ve Hitler’in yanıtları, Alman Komutanların daha sonraki taarruz, karşı taarruz, çıkartma yer ve istikametleri hakkındaki bilgilerinin neler olduğu, Alman birliklerinin nerede, ne zaman, ne yapacakları vb. hayati bilgileri bu şifrenin çözülmesiyle öğrenmişler ve kendi harekât tarzlarını bu bilgiler üzerine inşa etmişlerdir.

İngiltere savaşında hava taarruzlarının zamanı, Kuzey Afrika cephesinde Rommel’in cephedeki konuşlanması, zayıf tarafları ve hareket tarzı hakkındaki bilgiler bu mesajlardan öğrenilmiş ve Rommel’in büyük ihtiyacı olan lojistik ve özellikle akaryakıt desteği için gönderilen konvoylar, bu sayede, seyir halindeyken imha edilmişlerdir.

Savaşın hemen her cephesinde bu istihbarattan yararlanılmış, Atlantik’te “U-Boat”ların batırılması, Uzak Doğu’da Japon Donanma Komutanı’nın uçağının düşürülmesi bu şifreden elde edilen istihbaratla gerçekleştirilmiştir. Japon Donanma Komutanının hangi meydandan ne zaman kalkacak bir uçakla hangi meydana gideceği, ULTRA şifresinin çözülmesiyle öğrenilince, özel olarak bir uçak gönderilmiş ve Japon komutanının uçağı seyir halindeyken düşürülerek, komutan öldürülmüştür.

Hava saldırısı şifrelerinin kırıldığı anlaşılmasın diye Coventry’de yaşayan ahali Alman bombardımanına feda edilmişti.

İngilizlerin şifre çözme olayına verdikleri önem ve Almanları istismar etmek için ne kadar titiz davrandıkları, örneğin bütün bir şehir halkını Alman bombardımanına feda edebilmeleri, gerçekten ilginç ve ders alınacak bir tutum olmuştur.

Böylelikle Almanların, şifrenin çözülmüş olabileceğinden kuşkulanması önlendi.

İngilizler, Almanların çok güvendiği ve çözülemez olarak kabul edip çok üst düzeyde Hitler, Alman Genelkurmay ve Kuvvet Karargahları, Ordu ve eşiti düzey Deniz ve Hava Komutanlıkları arasında kullandıkları şifreyi çözünce, ilk iş olarak bu şifrenin kendileri tarafından çözüldüğünün Almanlarca anlaşılmasını önlemeye çalışmışlardır. Bu amaca yönelik yeni bir teşkilat kurmuşlar, Başbakandan başlayarak bu istihbaratı kullanacak bütün komutanları özel brifinglerle bilgilendirmişler ve devamlı olarak Merkezi Teşkilatın denetimine tabi tutmuşlardır. Bu sayede Almanlar şifrenin çözüldüğünü savaş boyunca anlayamamış ve bu olay Alman yenilgisinde büyük rol oynamıştır.

Bütün gözler hükümete, Başbakan Churchill’e çevrildi. Churchill beklenen kararını verdi. Şehir boşaltılmayacaktı. Sadece alışılmış önlemler alındı, başta itfaiye olmak üzere, sivil savunma teşkilatı, hastaneler vb. uyarıldı, o kadar.

İngilizlerin şifrenin çözüldüğünün Almanlarca anlaşılmaması için yaptıklarının en tipik ve dramatik olanı “Coventry” şehrinin bombalanması olayıdır. Olayın gelişimi şöyledir:

Almanların, İngiliz ulusunun savaş azmini kırmak için Londra ve diğer İngiliz şehirlerine yönelik hava taarruzları, daha başlamadan; İngilizler, çözdükleri şifreli mesajlardan bu hava taaruzları hakkında hangi meydanlardan, ne kadar uçakla, ne zaman vb. gibi birçok bilgi sahibi oluyorlardı. Taarruz edilecek şehrin adı mesajda kodlu olarak geçtiğinden şehir adını öğrenemiyorlardı. Bu açığı da radarlarla hava taarruzunun yönünü saptayarak kapatıyorlardı.

Ancak bir gün çözdükleri bir mesajda açık açık “Coventry” şehrinin adını okudular. Yine mesajdan öğrendikleri bilgilere göre taarruzun başlamasına 4-5 saat zaman vardı. Bu süre içinde şehrin boşaltılabilmesi olanak içindeydi. Ancak şehrin boşaltıldığının basından gizlenmesi olanağı yoktu. Bu durumda Almanlar, şifrenin İngilizler tarafından çözüldüğünü anlayacaklar ve şifreyi değiştirerek İngilizleri savaş boyunca istismar edebilecekleri çok değerli bir istihbarat kaynağından yoksun bırakacaklardı.

İkinci Dünya Savaşı’nda yaşanmış olan bu gerçek şifre olayı; F. W. Winterbotham tarafından yazılan “The Ultra Secret” kitabıyla açıklandığı zaman, dünya basınında büyük yankı uyandırmış ve birçok tanınmış gazete ve dergide şifrenin İngilizler tarafından çözülmesiyle müttefiklerin savaşı daha az zayiatla ve daha kısa sürede kazandıkları hususu genel bir kabul görmüştür.

Sevebilirsin...