Gulyabani

Yolculara ve gezginlere musallat olduğu, hatta onları yediği düşünülen insanımsı görünen ruhani varlık. Çok uzun boyludur. Vücudu sarı ve kırmızı kıllarla kaplı ve pis kokuludur.

Her yörede farklı icraatlerinden bahsedilir. Geceleyin at koşturmayı, mezarlıklardan geçenlerle ilginmeyi, çocuk oyunlarını ve at kuyruğu örmeyi çok sever.

İsim “Gûl” ve “yabân” kelimelerinden oluşur. Burhân-ı Kâtı’da farsça olan “Gûl” kelimesi şöyle tarif edilir: “Cin taifesinden olup beyâbân ve sahrâlarda görülür. Her kılığa girer, insanı helak eder.”

Yabân kelimesi ise “beyâbân” kelimesinden bozmadır. Beyâbân farsça “çöl” manasınadır. Kelimenin aslı “Gûl-i beyâbân” dır. Halkın dilinde Gulyabani olmuştur.

KAYNAKLAR
Burhân-ı Kâtı, Mütercim Asım Efendi, TDK yayınları, Ankara-2000

Sevebilirsin...