Hi Jolly (Hacı Ali)

PaylaşTweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Email this to someoneShare on TumblrPin on Pinterest

Hacı Ali

Asıl adı Ali’dir. Osmanlı Türküdür. Amerikalıları deve ile tanıştıran kişidir. Köken olarak annesi Rum, babası Suriyelidir. 1828’de Suriye’de müslüman bir ailenin çocuğu olarak doğdu.

Genç yaşta kervan görevlisi olarak hacca gittiğinden Hacı Ali olarak tanındı.

22 yaşındayken İzmir’de tanıştığı Amerikalı Binbaşı Wayne sayesinde ABD’ne giderek, ordunun deve süvari birliklerini eğitti.

Birleşik Devletler henüz yeni kurulduğu yıllarda halk, akın akın batıya doğru göç ediyordu. Altın madenlerine sahip olma hülyasıyla koşuşturan bu insanlara ordu eşlik edemiyordu. Sebebi, yavaş giden yük katırlarıydı. Katırlar, Birleşik Devletler süvarilerine ayak uyduramıyordu. Bu yüzden çevik, süratli midillilere binmiş savaşçı Kızılderililer karşısında ordu aciz durumlara düşüyordu.

Bütün bunların yaşandığı 1851 senesinde Senato Askeri İşler Komisyonu başkanı Jefferson, çöl bölgelerinde ordu malzemelerinin develerle taşıtılması fikrini ileri sürer. Tartışmalar sonunda ordunun keşif, kurye ve nakliye işlerinde kullanılmak için, hecin develerinden satın alınmasına karar verilir. Binbaşı Wayne Türkiye’ye gönderilir.

Malum olduğu üzere o günlerde bütün Kuzey Afrika ve Ortadoğu Türkiye sınırları içindeydi. Wayne, önce Tunus’a, sonra İzmir’e, oradan da İstanbul’a geçer. Payitaht’a ayak basmasıyla birlikte Türkiye’de ilk ve tek deve buhranı patlak verir. Zira bir iki tane değil, düzinelerce satın aldığı için deve borsasında bileşik endeks tavan yapar. Üstelik o yıllarda, Kırım Savaşı sebebiyle yurtdışına bir tek devenin bile çıkarılması yasaktır. Binbaşı Wayne, derdest edilip Sultan Abdülmecid Han’ın huzuruna çıkarılır. Vaziyeti ilk ağızdan öğrenen Sultan, ihracat iznini vermekle kalmaz, şahsına ait çok kıymetli, beyaz renkli 6 adet deveyi de hediye eder.

Binbaşı Wayne, Türkiye’de tanıştığı İlyas Calles (Arap), George Caralambo (Rum) ve Hacı Ali (Türk) adındaki 3 deve sürücüsünü de beraberinde götürür. İçlerinde en göze batanı Hacı Ali’dir. Deve ticaretinden ve kervancılıktan iyi anlamaktadır. Tophane rıhtımından kalkan deve yüklü bir gemiyle Amerika’nın yolunu tutarlar.

Hacı Ali 1857 yılının 10 Şubat’ında 22 yaşında olduğu halde yeni dünyada karaya ayak basar. Amerikan ordu birliklerine brifingler verir. Bir deve nasıl çövdürülür, nasıl koşturulur, nasıl beslenir, nasıl yük taşıtılır? Hepsini öğretir.

Amerikalılar Hacı Ali’nin ismini Hi Jolly (Hay Joli) olarak telaffuz ederler. Amerikan vatandaşı olur. Kendisine Philip Tedro adına kimlik çıkarırlar.

Aradan uzun yıllar geçer. Bu sıralar Amerika’nın batısı hala altına hücum etmekle meşguldür. Hacı Ali’nin de gözünü altın bürür. Ama yaşı hayli ilerlemiştir. Gertrudis Serna adında Meksikalı bir kızla evlenir. Peşpeşe doğan iki kızına rağmen göçebelik damarı yeniden kabarır, altın aramak için tekrar yollara düşer.

Colorado’da 67 yaşındayken hayata gözlerini yumduğunda cebinde sadece 60 sent vardır. Quartzsite bölgesinde küçük bir mezarlığa gömerler.

Arizona eyaleti, Hacı Ali’nin hatırasına mezarının üzerine bir de anıt diker. Tepesine bakırdan bir deve oturtulmuş bu anıtın plakasında şunlar yazılıdır;

“Hi Jolly’nin son kampı. 1828’de Suriye’de doğdu. Bu ülkeye 10 Şubat 1857’de gelmiştir. Deveci, dençi ve kılavuz olarak 30 yıldan fazla Birleşik Devletler Hükümetine doğrulukla hizmet etmiştir. 12 Aralık 1902’de Quartzsite’de ölmüştür.”

Günümüzde, Amerika”nın Güneybatısında halk arasında hala şu hikaye anlatılır. “Ay ışığı altında kırmızı bir deve, korkusuz binicisiyle sabaha kadar çöllerde koşuşturmaktadır.”


The Islamic Community In The United States: Historical Development – 2006
Trivia Library
Ahmet Sarbay, Geçmişe Mazi Derler, 2003

Sevebilirsin...