Mesleğini seven bir cellat

Franz Schmidt (ö. 1634), Almanya’nın Nürnberg şehrinde 40 yıla yakın bir süre işkence memurluğu yapan biriydi. Bu mesleği babasından devralmıştı. Babası da kendi babasından…

Franz Schmidt

Özellikle Engizisyon döneminin tanınmış kişilerindendi. Onu günümüz dünyasında tekrar tanınır hale getiren geride bıraktığı hatıralardı. Yazdıkları, zavallı insanlara neler çektirdiklerini gözler önüne sermektedir. Herif kadın erkek olmak üzere 361 kişiyi nasıl idam ettiğini ve yine kadın erkek olmak üzere 345 kişiye nasıl işkence yaptığını anlatmaktadır. Hatıra defterinde sadece meslek hayatının 2-3 yılından bahsettiği düşünülecek olursa 39 yıl (1578-1617) süreyle kim bilir kaç kişiye, hangi işkenceleri tatbik etmişti.

Bir başka özelliği de çevresinde “şifacı” olarak tanınmasıydı. Dahası, ölen mahkumların cesetleri üzerinde anatomik çalışma yapmasına izin verilmişti. Bu şekilde değişik işkence yöntemleri geliştiriyordu. Mesela, mahkûmlar işkenceden kurtulmak için intihara teşebbüs ediyorlardı. Bazıları dişleriyle bilek damarlarını ısırıp kan kaybından ölüyordu. Bunu önlemek için demir bir maske yapmıştı.

Franz Schmidt engizisyon için özel işkence aletleri üretmişti.

45 yıllık kariyeri boyunca gerçekleştirdiği 361 infazı ayrıntılarıyla anlattığı günlüğünde yer alan bilgilerden öğrendiğimize göre Franz Schmidt’e şehir meclisinin bile takdirini kazandıran ilk buluşu şöyle olmuştu. Engizisyon, 10 haziran 1583’te Nuremburg’ta Maria Kurschnerin adında bir fahişeyi, hırsızlık yaptığı gerekçesiyle işkenceye mahkum etmişti. Kadını kulaklarından duvara çiviledi ve kırbaçlamaya başladı. O kadar şiddetli kırbaçlıyordu ki, kadıncağız kendini kurtarmak için kulaklarını koparıp kaçmıştı.

Bir seferinde kendi kayınbiraderini işkenceyle ölüme mahkum edip bunun önüne getirmişlerdi. Franz görevinden affedilmesini istedi. Mahkeme kararın uygulanmasında ısrar etti ama Franz’ın hatırına 40 yerine otuz kemik kırmak suretiyle ölmesine müsaade ettiler. Franz bu “jest”e çok minnettar kalmış, kayınbiraderini bu şekilde öldürmüştü.

1617’de emekli oldu. 15.000’den fazla hastayı tedavi (!) eden bir “şifacı” olduğu söyleniyordu. Buna cellatlık süresince edindiği anatomi tecrübeleri de eklenince devletin “tıp danışmanı” oldu.

Tarihin Cemaziyel Evveli, Ahmet Sarbay, Kitapita, İstanbul-2020

Sevebilirsin...