“Bütün kadınlar cadıdır!..”

Hemen söyleyelim başlıktaki söz bize ait değildir. 1430 – 1505 yılları arasında yaşamış Alman rahip ve engizisyoncu Heinrich Kramer tarafında sarfedilmiştir.

Aynı meslekten arkadaşı Jacob Sprenger ile 1486 yılında kaleme aldıkları Malleus Maleficarum adlı kitap bir dönem insanların nasıl zulüm altında inletildiğini göstermektedir. Malleus Maleficarum türkçeye “Cadıların Tokmağı” adıyla çevrilmiş.

Almanca’da Hexenhammer diye bilinen kitap 1487’de Latinize edilip Engizisyon’un hizmetine sunulmuş. Aklı başında insanlar bu kitabı defalarca “Index Librorum Prohibitorum” yani mahzurlu, ahlâksız ve yasadışı diye karşı çıksalarda defalarca neşredildilmiş. Kimse de engelleyememiş. Zira iki kafadarın cadılar üzerine papadan aldıkları “summis desiderantes” tavsiye belgesi de kitapta yer alıyordu. Belge cadıları öldürme yetkisi veriyordu.

Malleus Maleficarum kitabına ait sayfalardan biri

Özetle Malleus Maleficarum, Cadıların nasıl tanınacağını ve telef edileceğini anlatmaktadır. Üç kısımdır. Kitaba göre hemen bütün cadılar kadındır. Sorgulanma ve yargılanma sırasında ağlamayanların hepsi cadıdır.

Kadınların sergiledikleri bazı tutumlar da cadı teşhisi konmasına yetiyordu, mesela çok gülen, çok ağlayan, histerik çığlıklar atan, eşyaları kırıp dökenler hemen mimlenirlerdi.

Bir kişinin cadı olup olmadığını anlamanın yolu şüpheli kişiye “Cadı pastası” adı verilen ekmeği yedirmekti. Şüpheli kişinin idrarı ve çavdar unu kullanılarak yapılan bu ekmeği köpeğe yedirip hayvanı gözlerlerdi. Eğer köpek benzeri belirtiler sergilerse kişinin cadı tarafından büyülendiği hükmü veriliyordu.

Cadılar ölümcül hastalık tılsımları hazırlayabilirler, bebekleri çalıp kurban ederler, doğal afetlere sebep olabilirler hatta havada uçabilirler. Bu kişilerin tedavisi yoktur, yakalandıklarında diri diri kazığa bağlanarak yakılmalıdırlar.

Yolunda gitmeyen her olayın müsebbibi olarak cadılar gösteriliyordu. Cadı olarak nitelendirilen kadınların da çoğu dul ve yoksul kimselerdi.

Engizisyon bu kitaba göre cadılık adı altında kadınlara kan kustururdu. Sadece Roma engizisyonunun 60.000 kadının hayatına son verdiği tahmin ediliyor.

1598 yılında İtalya’nın Triora şehrinde kadınların cadılık yaptığı gerekçesiyle mahkeme kuruldu. Suçlanan kişilerden büyük miktarda para yatıranlar beraat etti. Parası olmayan 33 fakir ve kadın işkenceye çekildi. Kimi aklını yitirdi, kimi işkence sırasında öldü. Geriye kalanlarsa yakıldı.

1634 yılında Fransa’nın Loudun şehrinde yaşanan vaka bir rahibi ortadan kaldırmak için düzenlenen sahte cadılık gösterisiydi. Ursuline rahibeleri manastırda garip davranışlar sergiler. Kimi çığlık atar kimi köpek gibi ağlar, kimi cinsel histeri geçirir. İçlerine şeytan (!) girdiği için cadı olmuşlardır. Ancak rahibe oldukları için cezalandırılmazlar. Katolik kilisesi tarafından düzenlenen bir Şeytan çıkarma ayini ile şifa (!) bulurlar. Bütün bunlarda sorumlu olarak rahip Urbaine Grandier‘i suçlayıp yakarlar.

Bilinen en son cadı avı Salem’de yaşanmıştı.

Bilinen son cadı avı 1692 yılında ABD’inde Massachusetts eyaletinin Salem (Bugünkü Danvers) şehrinde yaşandı. 200 kişi suçlandı. 30’u suçlu (!) bulundu. 5’i hapsihanede işkende altıda öldü. On dört kadın, beşi erkek olmak üzere 19’u idam edildi. Yalvarmayı reddeden birine farklı tarife uygulandı; ağır kayalar altında sıkıştırılarak idam edildi.

Olur böyle vakalar, Ahmet Sarbay

KAYNAKLAR
Britannica, Salem witch trials, Jeff Wallenfeldt
The Witches and the Law, Witchcraft in Europe 1100–1700, Jean Bodin, Pennsylvania-1991
The Devil Discovered: Salem Witchcraft 1692, A. Enders Robinson, Hippocrene Books, NY-1991

Sevebilirsin...