Kenya’da bir padişah şehri

Afrika’nın orta yerinde bir ülke olan Kenya’nın haritasını açtığımızda gözümüze küçük bir kasabanın, Sultan Hamud‘un ismi ilişir. Mombasa sahiliyle başkent Nairobi’yi birbirine bağlayan karayolu ve demiryolu hattı üzerinde yer almaktadır.

Burası 1800’lü yıllara kadar içinden karayolu geçen sakin bir köydür. Ancak İngilizler, sahildeki Mombasa şehriyle başkent Nairobi’yi birbirine bağlayan demiryolu inşaatını başlatınca hızla büyümeye başlar.  

Hamid kelimesini, Afrikalılar Hamud diye telaffuz ederler ki bizdeki Hamid kelimesiyle aynı anlamda kullanırlar  yani Sultan Hamid…

Zanzibar Sultanı Seyyid Hamud

Şehrin adının Zanzibar Sultanı Seyyid Hamud bin Muhammed‘den geldiği söylenirse de durum biraz karışıktır. Adının başındaki Seyyid kelimesine bakıp ta Hazret-i Muhammed’in pâk neslinden geldiğini sanmayınız. Seyyid; efendi demektir.

1853 yılında doğan Hamud Afrikalı bile değildi. Adaşı Hamud bin Thuwaini’nin ölümü üzerine 1896 yılında İngiliz konsolosu Sir Basil Cave‘nin (1865-1931) desteğiyle tahta geçmiş Umman kökenli biriydi. İngiliz işbirliği yüzünden olsa gerek bölgede pek sevilmiyordu. Ayrıca İslam ülkelerine yapılan köle ticaretini genelde Ummanlı tüccarlar organize ediyorlardı. Ahalinin gönlünü almak için ingilizlerden “köleliğin yasaklanmasını” talep ettiyse de “Sanayi devrimi”nden beri uzunca bir süredir kölelik eskisi gibi yaygın olmadığından siyasi faydasını göremedi.

Koskoca devlet başkanının adını bir köye vermek çok mantıklı değildi. Eğer ille de ismi bir beldeye verilecek olsa Mombasa veya Nairobi gibi büyük şehirlere verilirdi.

Hikmet Feridun Es

1960’lı yıllarda Kenya’ya giden gazeteci Hikmet Feridun Es‘in, yerli ahaliye mensup Rükneddin Münşi Efendi’den derlediği bilgilere göre köyün adı Osmanlı Sultanı II. Abdülhamid Han’dır. İngilizler Sultan Hamud döneminde Mombasa-Nairobi arasında demir yolu inşasını başlattığı sırada köy olan yerin önemi içinden demiryolu geçince artar. İnşaatta çalışanların çoğu müslümandır. Abdülhamid Han bir heyet göndererek bu stratejik inşaatın, stratejik önemi olan köyüne bir cami yaptırır ve çok kıymetli hat levhalar ile çeşitli kitaplardan başka türlü hediyeler de gönderir. Hatta buraya İstanbul’dan bir de gelin gelir. Köy Sultan Hamud diye anılmaya başlar. Artık köy değil kasaba irisidir, hatta yerel ölçeklere göre bir şehir olmuştur.

Seyyid Ali bin Hamud

Hikmet Feridun’dan önce Sultan Hamud şehrine yolu düşen bir isim daha vardır. Cennet mekân Abdülhamid Han’ın ablasının torunlarından Bahaddin Sami Bey’dir. Bahaddin Sami Bey, Kenya’da bulunduğu sırada “Sultan Hamud” şehrine gider ve o da şehrin adını öğrenince şaşırır, nereden geldiğini sorar. Sorunun cevabı bir önceki gibidir; “Halife II. Abdülhamid’in adını taşımaktadır” denilir. Bunun üzerine Bahaddin Sami Bey, kimliğini açıklayınca şehir halkı “Halife Abdülhamid” torununu görmek için yanına akın eder ve şehir bayram yerine döner.

Biz gelelim Sultan Hamud bin Muhammed’e; 1902’de ölünce yerine 18 yaşındaki oğlu Seyyid Ali bin Hamud Al Busaid geçer. Resmi kıyafetiyle tam bir Osmanlı zabiti gibidir. 9 yıl hükümdarlık yapar. Hastalık nedeniyle 9 Aralık 1911’de kayınbiraderi Halife bin Harub Al Busaid lehine tahttan çekilir. 1918 yılında vefat eder. 

Ahmet Sarbay, Yedikıta Dergisi Sayı: 155, Temmuz-2021

Sevebilirsin...