Kategori: Okuma Parçası

Esrarengiz zehirlenme

Türkçe’de bir atasözü vardır: “Gündüzün şerri gecenin hayrından iyidir” diye… Eski zamanlarda Avrupa’da yaşanmış bir “zehirlenme” vakasını bununla açıklamak mümkün olabilir mi?.. 1700’lü yıllarda Venedik‘te yaşandığı anlatılan bir hikayede yargıçları şaşırtan bir olaydan bahsedilmektedir....

Benzersiz bir ihanet

Cengiz‘in Ortaasyada başlattığı istila hareketleri, aradan yarım asır geçmesine rağmen torunu Hülâgû zamanında da devam ediyordu. Moğol ordusu Orta Asya steplerinden sonra İran coğrafyasını çiğnemiş, Irak topraklarında Bağdat’a yakın bir yerde konaklamışlardı. Bağdat, Abbasi...

Yabancılardan medet umanlar!..

Osmanlının zayıflamaya başladığı dönemlerde ortaya çıkmış bir adet vardır. Siyaset meydanında başı derde giren soluğu dışarıda alır, yabancılara sığınır, onlardan medet umar. Mesela Sultan Abdülmecid ve Abdülaziz döneminde gözü paşalıkta, vezirlikte olan kişiler Fransız,...

Evde, atta, avratta uğur

Eskilerce üç şeyde; evde, atta, avratta “uğurluluk” veya “uğursuzluk” aranırdı. Bir erkeğin dünyada sahip olduğu bu üç önemli şey hakkında “hayırlısına” rast gelmenin önemi büyüktü. Bunu ele geçirmek için çabalar, uğursuzluğu önleyecek tedbirlere baş...

Kepkebi mismara dönüştüren kudret

Fatımi hükümdarı Müstansır‘ın veziri Bedr el Cemâlî aynı zamanda “emîr el cuyûş” yani ülkenin silahlı kuvvetlerinin başıydı. Aslen Ermeni bir köle iken küçük yaşta Suriye valisi Cemal el Devle tarafından satın alınıp gulam (kölemen)...

Dört Eşli Kurigalzu

  Eskiler, anlatmak istedikleri bir gerçeği, kolay hazmolunsun diye hikaye şeklinde anlatırlar, sonra da mesajlarını verirlermiş. Size binlerce yıl öncesinden kalma bir Mezopotamya hikayesi sunuyoruz. Ne anlatmak isteğini de sona bırakıyoruz. “Bir zamanlar Babil’de...

Ago Paşa

Refik Halit Karay, Osmanlının son dönemlerinde yaşananları, “Ago paşa” adındaki bir papağanın dilinden şöyle aktarıyor. Ago Paşa’nın Hatıratı“Bir zamanlar bir kuşçu dükkanında talim ve terbiye gördüm. Karşımızdaki bahçenin adına Millet Bahçesi derlerdi. Bunu gelip-geçenlerden...

Sen de Övün Marianne!..

Ünlü Fransız edebiyatçısı Lamartine, II. Mahmud Han döneminde İstanbul’a gelir. Gayesi bir Türkiye Tarihi yazmaktır. İnsanlarımızı tanımaya çalışır. Tanıdıkça hayran olur. Öyle ki, ülkesine döndüğü zaman Viktor Hugo; “Türkleri bu kadar sevmene bir anlam...