Baloncu Comasgi İstanbul’da

PaylaşTweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+Email this to someoneShare on TumblrPin on Pinterest

İstanbul’da ilk defa balonla uçma denemesi 10 Haziran 1844 yılında ve Abdülmecid Han zamanında yapılır. Comasgi ismindeki bir İtalyan gerekli izinleri aldıktan sonra mekan olarak Haydarpaşa’da İbrahimağa çayırını seçer. Gösteri günü geldiğinde, devleti temsilen bir grup ile kalabalık bir halk topluluğu hazır olurlar. Bunlara yabancı elçilik elemanları da katılır. Sultan Abdülmecid de Haydarpaşa köşküne gelerek bu ilginç denemeyi izlemek ister.

Comasgi, önce rüzgarın yönünü tespit etmek için küçük bir balon uçurur. Sonra diğer balonun havası basılır. Binmeden hemen önce yazdığı mektubu Sultan’a arzeder. Mektup bir dilekçedir ve ikinci bir denemenin daha yapılabilmesi için izin istemektedir.

Sultan Abdülmecid

Bu arada halka, şair İzzet Molla’nın yazdığı şiir dağıtılmaktadır. Şiirin sonu şöyleydi;

“Sâyesinde 12 burcu görüp izzet dedim.
Hân Mecîd’in şânı çıksın göklere balon ile”

Comasgi işini bitirince balonun sepetine girer. Saatler tam 10’u gösterirken ipler çözülür ve yavaşça havalanır. Bu sırada Comasgi halkın üzerine çiçekler atmaktadır. Önce Kuzey’e doğru gider. Sonra tam tersi güneye yönelir. Heybeliada ve Büyükada arasında deniz yüzeyine kadar alçalıp havalanır. Rüzgar onu Yalova istikametine sürükler. Pazarköy üzerine varınca burada inmek isterse de başaramaz. Ancak yakınlardaki Demircideresi mevkiinde yere inebilir.

Comasgi hemen Pazarköy’e gidip elindeki izin kağıdını gösterir. Halk kendisini ikramlarla misafir ederek İstanbul’a dönmesini sağlar.

Baloncu ikinci uçuşunu Taksim’den yapacağını ilan eder. Ancak şiddetli rüzgar bunu bir kaç kere ertelemesine sebep olur. Nihayet gelip çatan Ramazan bayramının üçüncü günü saat 11’de Taksim meydanından havalanır. Önce İstanbul üzerinde biraz dolanır. Sonra Yeşilköy civarındaki Safraköy’üne (Sefaköy) sağsalim iner.

Son uçuş

Comasgi üçüncü uçuşunu, Padişah’ın kızkardeşi Adile Sultan‘ın düğününde gerçekleştirir. O gün sert bir Poyraz esmesine rağmen kırmızı beyaz dilimli balon havalanır. Önce İstanbul üzerinde bir saat kadar dolanır. Daha sonra güneye doğru yönelir ve gözden kaybolur.

Önceleri herkese normal gelen durum, Comasgi’den haber alınamayınca garip karşılanır. Sürüklenme ihtimali olan yerlere haberler uçurulur. Ama aradan günler geçmesine rağmen bir haber alınamaz. Onu havada en son görenlerin ifadesine göre rüzgarın şiddetinden balon fıldır fıldır dönmektedir. Şöyle veya böyle bir daha Comasgi’den haber alınamaz.

Bu olaydan 20 yıl sonra bir başkası, Amerikalı bir baloncu İstanbul’a gelince Comasgi tekrar hatırlanır.

Gazeteler günlerce Comasgi’den ve akibetinden bahsederler. Bu arada o günlerin adetince Comasgi için tarih düşürülür; “Kürre-i nare çıkıp yandı Comasgi bu sefer.”

Ahmet Sarbay, Geçmişe Mazi Derler – 2003

Sevebilirsin...